İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, 18-35 yaş arası genç oyun yazarlarını metinleriyle birlikte seyirciyle buluşturan Muhsin Ertuğrul Okumaları’na yeni sezonda da devam ediyor. Program henüz sahnelenmemiş oyun metinlerini görünür kılmayı, metinler üzerine birlikte düşünmeyi ve yazarlara gerçek bir geri bildirim alanı açmayı amaçlıyor.
Bu Sezonun İlk Okuma Tiyatrosunun Konuğu Mirali Murat Çelen’in Kaleme Aldığı “Khal ve Fatık” Oyunu Oldu
Oyun okuması, 12 Ekim 2026 tarihinde 20.00’de Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi fuayesinde seyirciyle buluştu.
Oyun okuması, moderatör Onur Demircan’ın konuşmasıyla başladı:
“Bu sezonun Muhsin Ertuğrul Okumalarının ilk oturumunu yapıyoruz. Bütün bu çarkı döndüren şey Muhsin Hoca’nın ‘bize bizim hikayelerimizi kim anlatacak’ cümlesiydi. Bize bizim hikayelerimizi anlatan mutlaka birileri var. Tiyatro ekosisteminde Türkiye’de bir şeyler aksamaya başladı. Yönetmenler yazarları aramıyorlar, telif ajanslarını arıyorlar. Yazarlar da telif ajanslarıyla görüşüyorlar. Bir yönetmen arka sokağında bir yazar varsa tanımıyor maalesef. Yazarlar da yönetmenleri tanımıyor. Dedik ki bu insanları nasıl bir araya getirebiliriz? Yazarlar için seslerini duyurabilmek daha zor. Biz bir yarışma yapmak istemedik. En iyi yazarı veya en iyi oyunu aramıyoruz. Biz iyi kurgu yapabilen, iyi karakter yazabilen, iyi hikaye anlatabilen birini arıyoruz. Bizim için gençlerin burada seslerini duyurabilmesi çok önemli” dedi.
Oyun okuması; sanatçılar Tarık Köksal, Ertan Kılıç, Volkan Öztürk, Hasip Tuz, Fatma İnan, Deran Özgen, Yılmaz Aydın ve Onur Şirin’in oyunu seslendirmesiyle devam etti.
Okumanın sonunda oyunun yazarı Mirali Murat Çelen söz aldı:
“Bu oyunu asıl yazma nedenim Hilmi Zafer Şahin Hoca’dır. Hocama bir oyun yazmam gerekiyor, ne yazayım dedim. O da sizin orada Khal ve Fatık vardır. Onu oyunlaştırsana dedi. Hal böyle olunca ben de yazmaya başladım. Bu normalde köy seyirlik oyunudur. Bizim yörede oynanır bu oyun. 3 kişi; yaşlı amca, kadın, Arap; bunlar kılık değiştirirler, köy köy dolaşırlar. Oyunun çıkış noktası aslında mitoloji ve ritüele dayanıyor. Benim uzmanlık alanım değil, ben de kurmaca oluşturdum. Hayal gücümü kullanmak istedim” dedi.
Oyun okuması, seyirci sorularıyla sona erdi.
Oyun Konusu
Bingöl’ün karlı coğrafyasında geçen Khal ve Fatık, adaletsizliğe karşı bir isyanın, hayatta kalma çabasıyla nasıl köklü bir halk geleneğine dönüştüğünü konu alır.
Yasin Ağa’nın zulmüne karşı zahire deposunu ateşe veren Cemal, Baran ve Mehmet; jandarmadan kaçarak dağdaki bir mağaraya sığınırlar. Ancak kışın ortasında bastıran açlık, onları tehlikeli bir kararın eşiğine getirir: köylere inip yemek bulmak. Yakalanmamak için kılık değiştirmek zorunda kalan üç arkadaş; Cemal’in ihtiyar (Khal), Baran’ın kadın (Fatık) ve Mehmet’in Arap karakterine büründüğü zorunlu bir performans sergilerler. Başlangıçta sadece bir parça ekmek bulabilmek ve kimliklerini gizlemek için yapılan bu şaklabanlıklar, köylüler tarafından büyük bir sevinç ve direniş simgesi olarak karşılanır.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Yorumlar kapalı.